Kadının benimle uğraşma sebebi beni istemesiymiş

Çalıştığım gazetede beni kendi bölümünden başka yere tayin  ettiklerinden beri kadınla birebir iletişim halindeyim yaptığım haberleri ve resimleri direk ona verip onun onayı olursa yayınlanıyordu eskiden o sorumluluğum yoktu ama artık kadınla direk muhatap olmak beni hem kasmış hemde zorluyordu akşamları tek bardak keyif içkim artık şişenin dibini bulana kadar gidiyordu gene yaptığım bir haberi sunmak için son sırayı beklemiştim artık dolmuştum

Nihayet editörümün hoşuna giden bir şey yapabilmiştim sonunda… Bir süre onu yalayıp zevk girdaplarında uçurduktan sonra, yavaşça ayağa kalkıp fermuarını indirdim. Pantolonum ayaklarımın dibine inince, editörüm sikimi merak etmiş olmalı ki, dönüp baktı, iriliği gözlerini kamaştırmıştı. Oh!… Onu bana sok, lütfen çabuk… diye inlemeye başladı. Eh, yazı işlerinin günlük haber toplantısına fazla bir zaman kalmamıştı… Yağma yok editör hanım, şimdi biraz da sen yalvar bakalım dedim içimden… Yarağımı gövdesinden kavrayarak amının dudaklarına sürtmeye başladım. Editörüm zevkten perişan olmuştu. Sikimi amının etrafında dolaştırdıkça bacaklarını iyice aralayıp içine girmemi bekliyor, sokmadığımı görünce de kalçalarını titretip, Hadi sok şunu, ne olursun, hadi diye inleyip yalvarıyordu. Eh, kök söktürme sırası şimdi bana gelmişti, yarağımı geri çekerek tempoyu düşürdüm. Ne olursun beni sik, sonra her istediğini yapacağım… Hadi sok onu bana ne olursun… Ben keyiften gülümsüyordum, Hah, şöyle imana gel bakalım dedim içimden kendi kendime, ama yine de yarağımı sokmamakta inat ettim. Sabrı tükenen editörümüz, birden hızla arkaya dönüp beni omuzlarımdan itip sandalyenin üzerine oturttu ve hiç vakit kaybetmeden ata biner gibi kucağıma oturdu. Tabi bu arada eliyle yarağımı kavrayıp içine almayı da ihmal etmedi. İki eliyle de boynuma sarılıp kucağımda sikimin üzerine inip kalkmaya başladı. Her durumda editör olduğunu belli etmese olmaz sanki. İşte yine insiyatif ona geçmişti.

Üzerime hızla inip kalkıyor, dilediğince siktiriyordu kendini. Bir ara titrediğimi görünce boşalacağımı anladı, hemen eliyle yarağımı kökünden kuvvetlice sıkıp, Sakın içime fışkırayım deme, çünkü ben daha doymadım dedi. Doğru söylüyordu, onca sikilmesine rağmen henüz gelmemişti. Bu arada ben de boş durmuyordum. Bluzunun iki düğmesini çözüp meydana çıkan bembeyaz memelerine yumulup öpmeye, yalamaya başladım. Bazen de ince belinden tutup üzerine oturup kalkmasına yardım ediyordum. Birden gözleri baygınlaşarak kucağıma yığıldı, bayıldı sandım, meğerse orgazm oluyormuş. Az sonra yüzüme gülerek, Ben doydum dedi. Öyleyse sıra bana gelmişti. Onu kucağımdan ittim, arkasına geçip kalçalarını kavradım, elleri ile sandalyeye tutunup kıçını iyice geriye doğru çıkardı. Yarağıma amına yerleştirip hepsini içine kökledim. Biraz önce Doydum diyen editörüm, tekrar zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Artık benim de boşalma zamanım gelmişti, kasıklarından iyice kendime doğru çekip spermlerimi içine yollamaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını içinde hisseden editörüm bir kez daha boşalmıştı. Tam o sırada dahili telefon çaldı. Sekreter Demet, yazı işleri toplantısının başlayacağını haber veriyordu. Editörüm aceleyle üzerini düzeltip makyajını tazelerken odadan çıktım. Sekreter Demetin önünden geçerken, Demet, Hayrola, ne toplantısıydı bu? dedi anlamlı anlamlı gülümseyerek. Ne oldu ki? diye sordum elimde olmadan. O yine gülümseyerek, Hiç canım, sabahın bu saatinde pek özel görüşme yapmazdınız da… Merak ettim. Neredeyse toplantıya yetişemiyordu dedi. Onun bir şeylerden şüphelendiğini anlamıştım ama aldırmadım, servisteki masama geçip zaman öldürmeye başladım… Daha toplantı bitmemişti, bir ara çaycı Hüseyin yanıma geldi, Müjdemi isterim dedi. İçeride sizin editör seni bir övüyor ki, hayret edersin ağabey.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *